Yeni güne merhaba;

Kafamda o kadar çok konu var ki, hangisini yazayım?…Hukuk …Din …Siyaset…iktisat ve iktisat tarihi …Tabi felsefesiz olmuyor …İşin en kötü tarafı, bu fakir hiçbir şey değil …Ne hukukçu ne siyaset bilimci ne ilahiyatçı ne iktisatçı ne felsefeciEvet hiçbir şey değilim …Tevazu falan değil …Bomboş bir adamım …Fakat ben bilmediğimi biliyorum …Oysa Sokrates’in dediği gibi onlar gerçekten bilmiyor ve bilmediklerini bilmiyor… (Örneğin bu hafta Cuma’da Gemlik’teki vaaz memuru beş vakit namaz miraç ile farz kılındı dedi.Fakat ne miraç ne beş vakit namazın ne zaman farz olduğu konusunda hiçbir bilgisi yoktu …Bilmiyordu ama bilmediğini bilmiyordu …Hiç merak etmemişti .Sadece ona öğretilmiş ezberi tekrar ediyordu.Buna Öğretilmiş cehalet diyoruz …Ben ise her konuya aynı oranda ilgi duyuyorum …Bu beni malumat sahibi yapıyor ..Bilgi (benim için malumat)merak ve ilgi ile başlar …Yani merak eden bir özne(suje ) bir de merak edilen Nesne(obje) gereklidir …İdeolojik kafada bu ikisi de olmaz …Partili, Müslüman da hiç hiç olmaz …En tehlikelisi dini konuda yazı yazmak …Eğer kabul görmüş çoğunluğun düşüncesine aykırı görüş belirtirseniz işiniz bitiktir …Muhafazakâr milliyetçi toplum da bu çok risklidir.İslamcın açmazı akıl yürütmenin metodunu bilmemesi … Geçen haftalarda sanal ortamda bir fıkıhçı ile tartıştım …Sürekli videoları Youtube düşüyor.Her fırsatta faizli işlemi açıklamakta …İşin ilginç tarafı bu zat ekonomi politikaları kurulu üyeliğine atanmış … Ne kadar faydalı oldu bu iş için maaş alıyor mu bunu bilmiyorum. Eğer alıyorsa onun yerinde olsam aldığı maaşın haramlığı veya helalliğinin fıkhi hükmünü araştırsın derim … Ondan bir paylaşım yapan has tilmizine verdiğim cevap onda alınganlık yaratmış. Bana “ben iktisat doktoralıyım” türünden ilgisiz bir cevap vermişti . Oysa ben ona doktorasını sormamıştım … Niçin, çağcıl iktisadi sorunları fıkıh ve kendisi fıkıhçı olarak dert etmemişti.Sorum buydu .Mesela ;Enflasyon , stagflasyon,resesyon,deflasyon,devalüasyon,Slumpflasyon,Depresyon,cari açık ,dolarizasyon… Ve işsizlik … Bunların haramlığı helalliği söz konu değil miydi? … Değilse faizde olmamalıydı … Sonuçta faiz denen illet sebep değil sonuç idi… Faiz denen belayı var eden sebep enflasyondu … Devletin kamu borçlarını ödemek için aramak zorunda olduğu devasa para kaynağı idi … Devasa yatırımlar için gerekli üretim araçları içindeki sermeyenin yetersizliği idi … Tasarrufun olmayışı idi … İktidarların gösterişli tüketim ile kamu maliyesini bozup borçlanmalarıydı … Fakat enflasyondan hiç bahsetmiyordu bu adamlar … Niçin faizin sebebi olan Enflasyonu Müslüman bilinç(!) merak etmez?Çünkü ortalama muhafazakar dindar akıl iktisat dendiğinde Faizi anlar …Faiz, onun için Riba’ya tekabül ettiğinden Riba’ da İman Etmiş biri için kesin haram olduğundan, iktisadı bu kadar basit olarak algılaması doğaldır.İktisadı Faiz üzerinden açıklamaya çalıştığınızda geride ki asıl sorunların hiç biri sorun bile değildir.Tam bir iliz yon… Özetle konu bu kadar basittir onlar için …Yani kaldır faizi, çöz tüm kronik sorunları …Fakat iş bu kadar basit değil …Müslüman bilincin asla akletmediği çağcıl ekonomide sebep -sonuç ilişkileri mevcuttur…Çünkü o ekonomi basit tarım toplumun iktisadi faaliyeti değildir …1400 yıl evvelki ilkel sermayenin zenginlik ölçüsü hayvan sürüsü ,iken bugün petrol dür, üretimdir…1400 yıl evvel ki Mekke ticaretin en babası, ticaret hacmi olarak bizim İstanbul kapalı çarşı veya Bursa Kapalı çarşının günlük ekonomik hacmine bile yaklaşamıyordu … Özetle ; bir Ayasofya’nın ibadete açılması veya Faizsiz düzen söylemi üzerinden Müslüman’ı heyecanlandırmak mümkündür tabi, fakat perde arkasında ekonomik çöküntün sebebi neydi ?Partili Müslüman bilinç retorik ile ikna olur.Özetle ciddi akademik makale takip etmez …Yani ne iktisadi ne siyasi ne hukuki, akademik makale okumaz.Mesela varlık fonu ;ne söylenmişti ne oldu ?Niçin bu fon ile kar etmiş kuruluşlar dahi zarar ettirildi .Müslüman bilinç, ortalama bir imam hatipli veya ilahiyatçı için bu sorular anlamsızdır …Zaten asla soramaz …Sorması için bilmediğini bilmesi gerekir …Ali Babacan ;çok akıllı sunumlar yapıyor …ve şöyle diyor varlık fonu için;“60 milyar lira Varlık Fonu borç biriktirmiş, ne varlığı. Gelecek nesillerin sırtına borç aktaracak bu Varlık Fonu.”Ali BabacanDoç.İbrahim Turhan çok ciddi iktisatçıdır …Üstelik AKP’nin geçen dönemlerdeki milletvekiliydi niçin AKP den ayrıldığını çok iyi biliyorum…Şöyle diyor Twitter hesabından …Ibrahim M. Turhan @ibrahimmturhan2 Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde geçen üç yılda; bütçeden yapılan faiz ödemelerinin vatandaştan toplanan vergiler içindeki ağırlığı 2 katına çıkmış. 2017’de günde ₺155,4 milyon faiz ödenirken bu yıl ₺374,2 milyon ödeniyor. Faizi sevmeyen halleri bu. Ya bir de sevselerdi !… Çünkü Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemin ne olduğunu ,18 maddenin oylanmasında aslında neyin oylandığını Prof. Kemal Gözler hoca bilimsel makaleler paylaşmıştı … Son dönemlerde inanılmaz irrasyonel olan projeler hayat geçti …Döviz karşılığı hazine garantili yatırımlar.Yani devlet her gün yüklenici firmaya borçlanıyordu.Üstelik döviz rezervlerimizin nerelere geldiğini bilmeyen yoktu … İmar rantı için söylenecek söz zaten kalmadı …Niçin bu kadar kamu ihalesi yapılmakta …Ve ihale kanunu ile niçin bu kadar çok oynandı …https://t24.com.tr/haber/kamu-ihale-yasasi-16-yilda-186-kez-degisti-yasaya-gore-mi-ihale-ihaleye-gore-mi-yasa,638392Dünyanın en fazla kamu ihalesi alan 5 şirketin hepsi Türkiye’de. Bütçesi bizimkinin 40-50 katı olan ülkeler var ama onlarda bile bu kadar kamu ihalesi alabilen şirket yok. https://tr.euronews.com/2018/12/30/turkiye-den-5-insaat-firmasi-dunyada-en-fazla-ihale-alan-ilk-10-firma-arasinda Son haber ; Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 953 milyon liralık ihalesi pazarlık usulüyle Cengiz Holding’e verildi şeklindeydi https://t24.com.tr/haber/karayollari-genel-mudurlugu-nun-953-milyon-liralik-ihalesi-pazarlik-usuluyle-cengiz-holding-e-verildi,900771 Bir anket ve düşündürdükleri Burak Dalgın Fitch Rating ülkemizin kredi notunu BB- olarak teyit etti. Ancak görünümü negatife çevirdi. Hangi ülke bizimle aynı kredi notuna sahip değildir? Ülkemizin kredi derecesi Bangladeş, Dominik Cumhuriyeti ve Özbekistan ile aynı seviyede. Tıpkı Ermenistan, Guatemala ve Ürdün gibi Halbuki 2012 sonunda “yatırım yapılabilir ülke”(BBB-) olmuştuk. Doğru ekip ve politikalarla yine başarmak mümkün! Ve bu habere karşı …İktidarın verdiği tepki hala dış düşman komplosu üzerinden … “AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli, Fitch Ratings’in ‘doğal gaz’ açıklamasından sonra Türkiye’nin kredi not görünümünü negatife çevirmesine tepki: Üst aklı bulmakta zorlananlar için işte size bir suçüstü hali daha”NURETTİN CANİKLİ İbrahim Turhan’ın Nurettin Canikli’ye verdiği cevap çok yerinde …Ibrahim M. Turhan Bu durumda ‘üst akıl’ın uzantıları Hükümetin içinde olmalı. Zira Fitch’in rating gözden geçirme açıklamasını bu tarihte yapacağı 8 ay öncesinden belliydi!.. Dudak ısırtacak bir komployla mı karşı karşıyayız? Ne dersiniz? SONUÇ YERİNE ;Ben algı ile değil olgu ile ilgilenirim. Sloganve retorik ile asla konuşmam .Bu sebeple etrafım aşırı politikleşmiş toplumun bireylerinden oluştuğundan çoğu yazdıklarımı okunmaz .Toplum ;ya Kemalist’tir,ya Milliyetçidir,ya muhafazakar partili Müslüman yada sosyalisttir .Kamusal alan böyle ideolojik cemaatlere bölününcebenim nefes alabilecek alanım da kalmıyor …Hepsinin kendi mahallesi var ..Yani tekil varlık olarak değil kolektif varlık olarak bağlı oldukları ideolojik kimlik içinde eriyip yok olduklarından onlarla tartışmak ancak diyalektik (çatışmacı) zeminde olmakta …Çünkü bunlar birey değil ..Ben de bu tartışmadan hiç hoşlanmıyorum …Tabi kendi mahallemde sınıf çıkarları yüzünden hala tüm kötülükleri destekleyen Müslümanlığı kartvizit olarak yakasında dolaştıran İnsanlar mebzul miktar dır …Onlar ayrık istisnadır. Her şeyi bilirler …Naziktirler, selamı hiç kesmezler …Duymadık, bilmedik, görmedik numarasına yatarlar…Sonuçta işte geldik işte gidiyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir