Sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz

Yeni güne merhaba … “Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan. Biriyi paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapamadı. #Dostoyevski Türk seçmeni alttaki cümleyi duymak için bence çok şeyler verirdi… Bu hayali gerçekleşir mi? Hiç zannetmiyorum … Demokrasi teorisi salt eldeki demokrasi fidanı ile oluşacak bir şey değil … Retorik ve sloganla gerçekleşecek bir şey hiç değil .. Onu ekecek toprak gerek … O toprak bu coğrafyada var mı ? Basından öğrendiğim kadarı ile; Biden, adalet görevlilerine seslenerek şunları söylemiş … “Siz başkanın hukukçuları değilsiniz. Başkan Yardımcısının hukukçuları değilsiniz. Sizin sadakatiniz bana değildir. Sizin sadakatiniz hukukadır, anayasayadır.” Özetle metne(anayasaya) burası bir hukuk devletidir demekle hukuk devleti,keza Cumhuriyettir veya demokratik laik bir devlettir demekle iş bir çırpıda halledilemiyor. Hatta; Anayasal devlet ile Anayasası Olan Devlet bile farklıdır.( Hakların güvence altına alınmasını sağlamayan, kuvvetler ayrılığı ilkesini benimsenmeyen toplumlar,asla bir anayasaya sahip değildirler’ 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi, Madde 16) https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/398634 Sistem yönetim kuramı … Beni kim yönetecek sorusu dünyananın en saçma sorusu. Benim için önemli olan, beni hangi sistemle yöneteceksin sorusu dur… Trump inanılmaz hukuksuz işler yaptı,görevini kötüye kullandı. Ama demokratik kurumları,gelenekleri sağlam olan devlette başkan olmuştu … Amerika şeytandı emperyalisti,kötüydü ama içeride sistem tıkır tıkır işliyordu … Amerikada öğretim üyesi olan ve Gemlikte buluştuğumuz arkadaşım Prof Osman Kandara’ya sormuştum… -Trump’un gitmesi sizi etkiler mi? -Asla!Kurumlar kişilere bağlı çalışmaz. “Trump’ın,başkan yardımcısına her türlü dalavereyi çevirerek Biden’ı engelleme çağrısına direnen Pence’in şu sözleri demokrasiye inanan herkes için ibret verici bir nitelik taşıyor: “Ben anayasayı desteklemeye ve savunmaya yemin ettim, tek taraflı davranma yetkim yok.”Mehmet Ocaktan/Karar gazetesi Bizde bu olabilir mi? Son haber ; ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Pelosi, Başkan Yardımcısı Pence’e 25. Ek Madde kapsamında (Trump’ı)görevden alması için 24 saat süre verdiklerini açıkladı(Karar) ÖĞRETİLMİŞ EZBER! Bu yaşıma kadar bana sürekli övünmem gereken iki temel şey öğretildi. Bu öğretilmiş ezberdi… Bu ezber;”ahlaktan”önce geldiği için toplumda hiç işlevsel olmadı. Olsaydı bu nasıl Müslümanlık,hiç Müslüman harama el uzatır mı demezdik. İslam ilmihal kitaplarında ki sıralanış; 1-iman esasları2-İbadet esasları 3-Muamelat 4-Ahlak … Ahlak neden en son sırada? … Ahlak ve ahlakçık arasındaki farkı gençlere hep şöyle açıklarım; karşındaki,yapmadığı güzel işleri sana tavsiye ediyorsa bil ki ahlakçıdır… Geçen Cuma ahlakçık yapan bir diyanet görevlisi vaaz veriyordu Caminin şadırvanı yapılmıştı.Cemaatten para isteniyor,cami yaptırmanın bir tuğla olarak dahi olsa fazileti anlatılıyordu.Fakat ben kendilerinin para verdiğine hiç tanık olmadım.Verenler olabilir istisnalar kaideyi bozmaz. ilk parayı kendi atmışsa ahlaklıdır.Atmayıp cemaate yapılması gerekeni anlatıyorsa ahlakçıdır(bkz. Ey iman edenler!” mealindeki hitapla başlayan Saf 61/2. ayetteki “Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?!” Türklüğümüz de en yüce değer olacaksa muhakkak içinde ahlak olmalıydı. O zaman bana kötü davranan,kamu kaynağını eşe dosta belli ailelere dağıtan,imar rantına bulaşan kim diye sormazdım… Bunu yapanlar Almanlar,İngilizler değildi. Ben Türklüğümü de Müslümanlığımı da hazır bulmuştum. O değerde benim bilinçli çabam da yoktu. İçine ahlakı kattığım sürece bu değerler işe yarayacaktı. Oysa bizler o değerlerin lafzı üzerinden gururlanıp, içine ahlaki ilkeleri katmamıştık. Kendimizi belli bir tarih diliminde,belli bir çevrede,belli bir anne ve babadan doğmuş bulmuştuk. Oysa Hintli bir aileden doğsaydık bu gün muhtemel İneğe tapıyor olacaktık. Keza bir Alman,ingiliz veya Fransız olarak da doğmuş olabilirdik. O zaman bu ahlak dediğimiz şey neydi ? Hırsızlık yapmamalıyım … İyide neden yapmamalıyım?… Cevap ;”çünkü başkasının parasını malını emeksiz ele geçirmek haksızlıktır” olabilir. Fakat bende olsun bana ne dersem ne olur ? Fenamı olur yani emeksiz köşeyi dönerim.Bu fırsat her zaman ele geçmez dersem. Üstelik yakalanmayacağımı ve beden hesap sormayacaklarını da biliyorsam … O zaman bana birinin neden hırsızlık kötüdür önermesini açıklaması lazım… Eğer bunu açıklamayı başarırsa arkasından çorap söküğü gibi bir sürü ahlaki ilke de gelir … Ve Metafizik konuşma başladı demektir … Hadi hodri meydan,üst düzey kamu bürokratından,politika yapıcısından, yazarına,öğretmeninden,partilerin ilçe ve ilçe başkanlarına, imam müftü vaaz mamurundan seçmene kadar … Metafizik konuşacak kaç insan var … Bu entelektüel zevzeklik değil. Çok bilmişlik değil … Mesela; -Neden yetkimi kötüye kullanmamalıyım?(metafizik bir nedeni olmalı) -Neden kamu parasını kendi çıkarım için harcamamalıyım?(metafizik bir nedeni olmalı) -Neden adama iş değil de işe adam bulmalıyım?(Metafizik bir nedeni olmalı) -Neden güç elime geçtiğinde adil olmalıyım? (Metafizik bir nedeni olmalı) Evet; “bilmek nedenleri bilmektir “der Aristotales … Ben neden ahlaklı olmalıyım? Eğer ; cevap,”çünkü yasadan korkuyorum” ise,buna Kant koşullu(hipotetik interatif) ahlak diyor … Yani dış dünyadan koşullandığım için,polisten,yargıçtan,hapisten cezadan,veya rezil olmaktan korktuğum için. Veya tam tersi mükafat için.Yani ahlaklı olursam bana ne vereceksin? Bunları ikisi de hiç makbul değil … Tamam kanundan korktum.Fakat kanunun beni göremeyeceği bir durumda veya suçumun üzerine gidilmeyeceğini bildiğim bir sistemde özetle kılıfına kitabına uydurduğum da ne olacak ? Mesela İmar rantını kitabına uydurdum.Meclisten geçti ve her şey yasaya uygundu.Ya ahlaki olan? İşte size ahlakın metafiziği;neden imar rantı alçaklıktır? Oysa her şeyi ile yasal da olabilir. Ahlak metafiziği,”Metaphysic of Morality” “Ahlak metafiziği ,ahlaki davranışlarınızın nihai nedenlerini aramayı ifade eder.Metafizik varlığı ,varlık olmak bakımından ve özü gereği ona ait olan nitelikleri inceleyen bilimdir .Aristotales Metafiziğin konusunu “birincil ilkeler ve en yüce nedenler olduğunu söyler .Biz bir şeyin ilk nedenlerini ve en yüce nedenlerini arıyorsak metafizik yapıyoruz demektir …H.Y.Başdemir” Özetle; “Biz bir şeyin ilk ilkelerini ve en yüce nedenlerini arıyorsak eğer metafizik yapıyoruz demektir. “Yaprak yeşildir.” dediğimde, bunun metafizik bir ifade olup olmadığını anlamam için yeşilliğin yaprağın ana niteliği olup olmadığına bakmam gerekir. Eğer yeşillik yapraktan ayrılmaz bir nitelikse veya yeşillik yapraktan ayrı düşünüldüğünde ondan (yapraktan) bahsedemiyorsak yeşillik yaprağın ana niteliği; bu ifade de metafizik bir ifade olur. Açık bir şekilde yeşillik yaprağın ana niteliği değildir. Yaprağı yeşilden ayrı düşünebiliriz. Fakat “Yaprağı var eden Tanrı’dır.”dediğimizde, yaprağın varlığını Tanrı’ya bağlamış oluyoruz ve Tanrı’yı düşünmeksizin yaprağı düşünemiyoruz.O halde bu, metafizik bir ifade oluyor.”Hasan Yücel Başdemir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir