Sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz

Geçen yazımda karmaşık duygular içerisinde Kovit konusuna değinmiş ve yerele ait sorunları daha sonra ele alacağımı söylemiştim. İşte yerele ait bu hafta değineceğim konu belirsizlikler içindeki “ Gemlik Terme Kaplıcası” olacak. Bilim dünyası sıcak su kaynaklarının oluşumunu magma tabakasına yakın yerlerde bulunan yer altı sularının ısınmasıyla oluşur diye tanımlanıyor. Bu nedenledir ki sıcak su kaynakları istisnasız, yerkabuğundaki fay hatları üzerinde bulunan kaynaklardır. Buna Fay kaynakları da denir. Bu sular yerin derinliklerinden geldiği için sıcaktır ve dış koşullardan etkilenmez. Bu sular aynı zamanda geçtikleri taş ve tabakalardaki çeşitli mineralleri eriterek bünyelerine aldıkları için mineral bakımından da oldukça zengindirler. Bu tür kaynaklara halk dilinde; kaplıca, ılıca, içmece gibi çeşitli adlar verilir. Bu açıdan Gemlik’te ki bahse konu su hem kaplıca hem de içmece durumunda. Konuyu uzatmadan Gemlik kaplıca suyu ile ilgili olarak birkaç önemli bilgiyi de sizinle paylaşmak istiyorum. Bu bilgiler Türkiye’deki kaplıca sularının özellikleri ile ilgili bilimsel kaynaklardan aldığım bilgilerdir. Gemlik kaplıca suyunun ısısı 36 derece- Radyoaktivitesi 5,3 – Ph değeri ise 7,5 tur. Bu su bünyesindeki özel nitelikli eriyik maddelerden dolayı Tıp diliyle romatizma, nevralji, nevrit, hemipleji, nevrasteni, diüretk olarak ifade edilen, halkın diliyle hipertansiyon tedavisine kan basıncını düşürerek yardımcı olan, özellikle yüz ve başta ortaya çıkan sinir ağrılarını tedavi eden, gözdeki sinir iltihabın tedavi eden, görme kayıp tedavisine yardımcı olan, halk arasında “İnme” olarak ifade edilen beyin damarlarında tıkanmaya neden olan pek çok olumsuzlukların ortadan kaldırılmasında etkili olan ve tüm bunların yanında aşırı çalışma sonucu baş gösteren zayıflık ve bitkinlik gibi durumlarda insanlara yararı olan çok etkili bir sudur. Belki inanmayacaksınız ama Gemlik kaplıca suyu bu özelliklerinden dolayı Bursa ve Armutlu’da bulunan kaplıcalar bir yana ülkemizdeki pek çok bölgede bulunan kaplıcalardan da çok farklı, özel bir sudur. Şimdi sıkı durun, ortada ne Terme Kaplıcası var ne de o kaplıcaya ait bir su. Yani yok. O zaman bahsettiğimiz Terme kaplıcası ve bunun o güzel suyu nerede? İşte soru bu. Şimdi zamanı geriye sararak bu soruya cevap aramaya başlayalım. Gemlik Tereme Kaplıcası, Gemlik Otobüs Terminalinin araç giriş kapısının Bursa yoluna devam eden bağlantı yolunun hemen köşesinde ve bir cephesi Bursa-Yalova asfaltına diğer cephesi Karsak deresi yan yoluna bakan ve bugün etrafı saç panolarla çevrili olan alanda yer almaktaydı! Orta ve daha yukarı kuşaktaki insanlarımız çok iyi bilirler ki burası eskiden Kaplıca ve Otel olarak iki ayrı binadan oluşan çok güzel turistlik bir tesisti. Yıllarca bu şekilde faaliyet gösterdi. Bu tesisin arsa ve bina olarak mülkiyeti Gemlik Belediyesine ait olup kaplıcanın suyu ise devletin hüküm ve tasarrufu altında. 1980 li yıların sonuna doğru bazı gerekçelerle otel kısmı iptal edildi ve bu bina o gün için Gemlik’te yataklı bir hastane olmadığı için dönemin Belediye Başkanı Sayın Hakkı Çakır büyüğümüzün önderliğinde ilçenin önemli ve saygın kişilerinin oluşturduğu bir organizasyon sonucu Devlet Hastanesine dönüştürüldü. Bende hastaneye dönüştürülme çalışmalarda teknik düzeyde katkıda bulunanlardan biriyim. Tamamlanan hastane daha sonra Sağlık Bakanlığına devredildi. Dönüştürülen binada yaklaşık 10 yıl süren sağlık hizmetleri ne yazık ki 1999 yılında meydana gelen deprem sonrası sekteye uğradı. Ortaya çıkan yapısal hasarlar nedeniyle boşaltılan Hastane, hayırsever Muammer Ağım beyin bağışlarıyla Manastır semtinde yapılan yeni binaya taşındı. Boşaltılan bina ise kısa bir süre sonra alınan kararla yıkıldı. O tarihten sonra işlevsiz kalan kaplıca bölümü özel bir firmaya kiralanarak uzun bir süre yine kaplıca olarak işletildi. Süreç içinde Gemlik Belediyesi ile mevcut kiracı arasında çıkan hukuki anlaşmazlık sonucu kaplıca binası müstecir tarafından boşaltıldı. Daha sonra kaplıca binası da otel binası gibi yıkıldı ve o andan sonra kaplıca bir anlamda sırra kadem bastı. Ak Parti iktidara geldikten sonra kaplıcanın suyu “Yer altı suların çıkartılması ve kullanılması” mevzuatı çerçevesinde ihale edilerek bir özel kişiye/firmaya devredildi. Ancak bir müddet sonra bu durumdan da geri dönüldü. Daha sonra kaplıca arazisinin mülkiyeti dönemin Belediye Başkanı tarafından yeni kaplıca tesisi yapılmak üzere Bursa Büyük Şehir Belediyesine devredildi. Ancak duyumum o ki bu devir fiilen olmakla beraber resmiyete dönüşemedi. Yapılacak yeni kaplıca tesisinin temeli 13 Nisan 2018 tarihinde törenle atıldı. B.B.Ş.B. Başkanı Sayın Ali Nur Aktaş temel atma töreninde yaptığı konuşmasında özetle “ 9000 m2 alan üzerine yapılacak tesisin 6.300 m2 yapı alanına sahip olduğunu, tesisin 5 yıldızlı otel seviyesinde olacağını, yapılan bu yatırımın Bursa sağlık turizmine büyük katkı sağlayacağını ve tesisin en geç 2019 yılı Haziran ayı sonunda tamamlanacağını” müjdeledi. Ancak inşaat hedeflendiği gibi yürümedi ve temel imalatı+bodrum kat perde ve kolonları imalatı seviyesinde yarım kaldı. Adeta yılan hikâyesine dönen kaplıca inşaatı ile ilgili olarak yapılan eleştiriler sonrası bizzat kaplıca alanına gelen B.B.Ş.B. Başkanı Sayın Ali Nur Aktaş bir açıklama daha yaparak inşaatın gerçekleşme seviyesinin % 30 olduğunu, zamanında tamamlanamamasının kış aylarının beklenmeyen olumuz şartlarının sebep olduğunu, ancak resmi teslim süresi 2020 yılının sonu olmasına karşılık en geç 2020 yılının Ocak ayında tamamlanacağını söyledi. Bu yazıyı kaleme aldığım tarih 12.01.2021 yani sayın başkanın belirtmiş olduğu tarihten sonra geçen süre yaklaşık bir yıl. İnşaattaki seviye ise temel imalatı+bodrum kat perde ve kolonları imalatı + HİÇ. Bu açıdan bakıldığında sayın başkanın gerek temel atma törenindeki açıklamaları gerekse daha sonradan yaptığı açıklamalar ne yazık ki gerçekleşmedi. Soru şu, kaplıca ve tesis inşaatı neden yapılmıyor? Veya söz konusu inşaat neden yapılamıyor ? Parasızlıktan mı? , Teknik gerekçelerden dolayı mı? Yoksa Gemlik halkının bilmediğimiz başka sebepler mi var? Gemlik halkı bu soruların cevabını gerçekten merak ediyor ve öğrenmek istiyor. Bu sorunun muhatabı elbette kaplıca inşaatı ile ilgilenen Bursa Büyük Şehir Belediye Başkanlığı. Kaplıcaya ne oldu? Sorusunu Saadet Partisi Gemlik İlçe teşkilatı ilgilisine yani Büyükşehir Belediye Başkanlığına sorumlu bir siyasi parti olarak üstelik çok güzel bir video ile toplumun önünde şu sözlerle soruyor. “Gemlik Terme kaplıcasının suyu ne zaman akacak? ” Kaplıcaya ne oldu? Sorusunda kafamı kurcalayan ancak düşünmek dahi istemediğim bir ihtimalide sizlerle paylaşmak istiyorum. Kesin emin değilim ve yapılacak resmi açıklamalarla inşallah yanılırım ama inşaatın bir türlü bitirilememesi ne ödeneksizlikten ne de mevsim şartlarından olmayıp tümüyle teknik nedenlerden kaynaklanma ihtimalidir. Konuyla ilgilenen herkes bilir ki kaplıcaların üzerinde yer aldığı çok hassas fay hatlarında yapılan inşaat çalışmalarında mutlaka uyulması gereken teknik şartlar vardır. İşte kafamı kurcalayan husus Gemlik kaplıca inşaatının temel çalışmaları sırasında bahsetmiş olduğum teknik şartlara uyumda bir zafiyet olma ihtimalidir. Daha açık söyleyeyim arazi ve kaplıca suyunun özelliği dolayıyla yapılmaması gereken titreşimli ve darbeli çalışmaların söz konusu inşaatta yapılmış olma ihtimalidir. Dolayısıyla olmaması gereken darbe ve titreşim nedeniyle kaplıcaya gelen sıcak su kanalları muhtemelen deforme olmuş ve bu nedenle su ya tümü ile yön değiştirmiş ve fayın devamı olan denize yönelmiş ya da muhtemelen aynı gerekçelerle su çok azalmış ve tesisin öngörülen beklentisine yetmeyecek debiye düşmüştür. Bu endişem elbette sebepsiz değil. İnşaatın çevresini gezdiğinizde göreceksiniz ki parsel içinde yerden sürekli kaynayan ve yaklaşık debisi 3-4 lt/sn olan sıcak suyu tahliye eden ne bir derivasyon kanalı ne tahliye edilen bir su ağzını, nede yıllar önce olduğu gibi soğuk havalarda göğe yükselen su buharını göremezsiniz. Bu durumun sebebi her neyse mutlaka araştırılmalı ve Gemlik Halkı doğru bir şekilde bilgilendirilmelidir. Bunun için önerim Gemlik Belediye Başkanlığının, öncelikle bir meclis kararı alarak konuyu gündeme getirmesi akabinde Bursa Büyük Şehir Belediyesi ve Jeoloji Mühendisler odası ile koordine edilerek suyun akıbetinin ne olduğu ortaya çıkartılmalıdır. Gemlik Halkı bunu bekliyor. Dediğim gibi inşallah yanılırım. Allaha emanet olunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir