Sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz

CCIV.ÜNİVERSİTE → toplumun temel taşıdır. O, toplumu gelecek zamana hazırlamakla yükümlüdür. O, toplumsal hafızadır. O, bir ülkenin beynidir. Üniversitelerimiz ise bu yükümlerden, bu misyondan tamamen uzakta. Üniversitelerimiz deyince aklıma gelen kocaman bir HİÇ.. Bizim üniversitelerimiz, kendi çöplüğünde caka satan, devletin kaynağını, ülkenin zamanını, enerjisini bedavadan tüketen kurumlar haline geldi 12 eylül 1980 darbesinden önce İdeolojik çatışmaların arenası, 12 eylül 1980 den sonra ise meslek edinme, edindirme kurumu oldular B a a a z ı üniversitelerimiz ise hala üst kimlik sendromu yaşamakta. Bir kaç matematik sorusunu, diğerlerinden daha fazla çözmekle üst kimlik sahibi olunmuyor. Devletin çanağından yalanıyorsan devletin kurallarına boyun eğersin. Rektörlerin seçimle atandığı dönemleri de gördük. Seçilen adaylardan en az oy alanın rektör atandığında ağzını açamıyorsan, halkın cebinden kotarılan vergilerle devletin tahsis ettiği kaynaklarla kendine uydurma bir üst kimlik edinip İSTEMEZÜK diyemezsin. İ s t e m e z ü k demenin bedeli var. Özerk olmanın gereğini, bedelini ödersin Ondan sonra da özerk gibi davranırsın Önce hak et sonra talep et. Devletin çanağını yalamayı bırakacaksın. Üniformayı görünce kuyruk kıstırıp, hazır ola geçmeyeceksin. Bu güne dek bu ülkeyi nereye taşıdın da sana engel oldular. Hiçbir yere tabii ki.. Sadece verdiğin diploma var. Onu da marka diye yutturuyorsun. Dünyada sıralamasında ilk yüzde bile değilsin. Önce özerk olmanın, marka olmanın, özgür olmanın bedelini ödeyip, gereğini yerine getireceksin Sonra i s t e m e z ü k demeyi hak edeceksin. Bu anayasayla bu kadar.. Bu güne kadar herkes bu anayasayla olmaz derken ,sivil bir anayasa için ne çalışma yaptınız. Marka olmayan bir çok üniversitede aşı için çalışmalar yapılırken, Boğaziçi üniversitesi aşıyı buldu da Rektör mü engel oldu yoksa. Yoksa yeni bir anayasa için çalışıyordunuz da rektör mü taş koydu çalışmalarınıza.. Bunlar işin ironisi tabii ki. Senin altında üstünde devletin kaynağı. Önce mali, ekonomik özerkliğini kazan. Bu ülke, bu halk için somut bilimsel çalışmalar ortaya koy. Direnişi, eylemi senden öğrenecek değil bu halk. Ben işverene karşı hak talebi için greve giderek risk alıyorum. Sen hangi riski aldın da istemezük diyorsun. istemezük için bir bedel öde önce.. Herkes hedefi için bir bedel öderken sen de ödeyeceksin. Bir üniversitenin marka olması için bilimsel sosyal teknik kriterler vardır. Senin tek kriterin kendi çöplüğünde caka satmak. Mamanı kim veriyorsa ona boyun eğersin. Bu dünyanın acı ama vahşi gerçeği bu. CCV.MODERNİZM → ne ister ?.. Çağdaş küresel modernizm ne ister?.. ● bir tanrı ister, aktif olmayan ● bir monark ister muktedir olmayan ● özgürlük ister, mülkiyeti korumak için ● asaleti kaldırır, yerine parasal aristokrasiyi egemen kılar. A.B.D. de yaşanan son olaylar bunun kanıtı.Defalarca söyledim, yine söylüyorum. Demokrasi, memokrasi, insan hakları, minsan hakları, özgürlükler, eşitlikler, adaletler, madaletler… Bunların hepsi masal. Gerçek olan bedeldir. Özgürlük için, demokrasi için, hak hukuk için ödediğin bedel varsa, bu kavramlar somut hale gelir. Hem hazıra konmuşsun, hem sesin herkesten çok çıkıyor. İstemekle olmuyor. Hedefin olacak + ödemeye hazır bedelin olacak + toplumsal karşılığın olacak… Ancak a zaman istemekte haklısın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir