Sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz

Devlet aklı ve siyasi akıl…Devlet aklı doğası gereği sistemli düşünemez.Bu sebepten siyasi akıl onu yönetir.Devlet aklında uluslararası ilişki ve diplomasi yoktur .Devlet aklı asabiyetle hareket eder …Devlet aklı ödünsüzlük fikrine tapar…Ya benim olacaksın ya kara toprağın der …Devlet aklında siyah ve beyaz vardır …Gri ton yoktur… O Şiddetle her sorunu çözeceğine inanır .Oysa siyasi akıl olmaz der .Devlet, mafya, terörist …Mafya ve terörist kural tanımaz, ama devlet kural tanır . Mafya ve terörist belindeki silahı kullanırken silah kullanma talimatnamesine bakmaz.Ama devlet silahı kullanırken muhakkak talimatnameye bakar …. Özetle devleti devlet yapan şey keyfi davranamamış olmasıdır …Mafya ve terörist kimseye hesap vermez…Ama devlet; siyasi aklın emrinde olduğu için o hesap verir ..Devlet aklında diyalektik mantık işlemez (Schrödinger’in Kedisi harika bir örnektir )Devlet aklı yukarıda resimdeki gibi tabakların olduğu bölmeyi pat diye açar ,amacı bir tabak almaktır … O kapağı pat diye açar ,diğer tabakların durumunu düşünmez … Devlet aklı için bu önemli değildir. Çünkü onun için zarar diye bir şey yoktur …Fakat devleti yöneten siyasi akıl için zarar önemlidir. O fotoğrafta görülen tabakalardan birini almak için muhakkak ince hesap yapmak zorundadır. Ya bir tabak alırken tabakların tümü kırılırsa? Devlet aklı pragmatiktir. Bu sebeple milliyetçi duygular ,irrasyonel fevri hareketler hem dini hem ırki asabiyet devlet aklında bulunur .Ve halk çok rahat ikna olur … Halk bundan hoşlanır …Siyasi akıl buna dur der.Çünkü siyaset çözüm bulma sanatıdır …Azgın atı sakinleştiren seyis bu kökten gelir …Devlet aklı azgın atı kırbaçlar aç bırakır cezalandırır o at sürekli aksidir. Asabidir. Sonunda at ölür …Siyasi akıl ise azgın atı sabırla okşar ,onun doğasını anlamaya çalışır. Onusakinleştirir. Onu kazanmak ister …Devlet dediğimiz hizmet teşkilatlanması siyasi aklın emrindedirSiyasi akıl devleti yönetir.Bürokrasi sınıfı ise devlet aklını temsil eder. Bu sebepten karar alıcılar bürokratlar değil siyasilerdir.Eğer popülizm denen hastalık iktidara bulaşmış ise ,orada siyasi akıl devlet aklına uymuş demektir … Yani orada iktidar marjinal fayda marjinal maliyet aramaz … Gösterişli tüketim ile kamu kaynaklarını yok eder .. Seçmen pragmatiktir. En uzak taleplerine bir an önce kavuşmak ister .Erken emekli olmak, ürününe en yüksek taban fiyatının verilmesini, kamu hizmetlerini bedava almak ister .. Oysa aynı seçmen, Gemlik’ten Bursa’ya gitmek için hiç düşünmeden maliyet ve fayda hesabı yapar. Özel aracı ile gitmez otobüsle gider. Çünkü bu seyahatin maliyeti faydasından daha büyüktür ve cebine zararı dokunur . Fakat iş belediye başkanı olduğunda değişir … Veya kamu bürokratı olduğunda iş değişir … Veya iktidar olduğunda iş değişir … Çünkü o artık siyasi aklı devre dışı bırakmış devlet aklına uymuştur … Devlet aklında zarar diye bir şey yoktur .Bir yumurtayı 3o kişiye taşıtır sonrada yumurtayı kırar … Size Milton Fridmanın para harcama matriksinden bahsedeyim … Belki seçmen; politika yapıcısından bana namazını değil onu Allaha, göster bana rasyonel aklın lazım der … Tabi bunu demek için sosyolojik, kültürel ailesel iman, epistemolojik imana evrilmesi lazım ki bunu da ilahiyat vermez felsefe verir. Gene geldik metafizik denen olguya. Paradan konuştuğumuzda aslında metafizik konuşuyoruz demektir. Milton Fridman harcadığın para kimindir diye sorar…Ve onun sorduğu şıkları ben sorayım … Harcadığın para kimin başkanım ! Sen kimin parasını harcıyorsun ? A-Kendi Paranı B-Başkasının parası Devam edelim ; Bu parayı kime harcıyorsun ? A- Kendine.. B- Başkasına… ŞİMDİ ÇIKAN SONUÇLARA BAKALIM MİLTON FRİDMAN DERKİ; 1- Kendi paranı kendin için harcıyorsan, kaliteye ve fiyata azami dikkat edersin 2- Kendi paranı başkası için harcıyorsan, sadece fiyata dikkat edersin 3- Başkasının parasını kendin için harcıyorsan, kaliteye dikkat edersin, ama fiyat senin için önemli değildir . 4- Başkasının parasını başkası için harcıyorsan ne fiyat ne kalite senin için önemli değildir .3 ve 4. şıktaki, para harcama politikacıların en çok sevdiği para harcama şeklidir. İrrasyonel kamu harcamaları ve gösterişli tüketim ancak siyasi akıl ile ve hukukla engellenir … Gemlik’te akıl dışı ve irrasyonel kamu kaynağının harcanmasına örnek olarak yeni çarşının yıkılarak yerine AVM yapılması, denize fıskiye yapılması ve denizin doldurularak ve açık hava tiyatrosu denilen bu absürt harcamanın yapılmasıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir